İkinci El Araba Alırken Bazen Gereksiz Şeylere mi Takılıyoruz?

0
2397

Sıfır kilometre otomobiller artık çok pahalı. Dizel motorlu küçük sınıf bir otomobil almaya kalksanız dahi 70 bin TL’yi gözden çıkarmanız gerekiyor. Tabii bu baz donanım için geçerli. Eğer biraz dolu bir otomobilim olsun, şanzımanı da otomatik olsun diyorsanız, fiyatlar 85-90 bin TL’lere kadar çıkıyor. Küçük sınıf bana yeterli değil, ailemle ancak kompakt sınıf bir otomobile sığarım diye düşünüyorsanız 90-100 bin TL’nin üstüne hazırlıklı olmalısınız. Durum böyle olunca, ikinci el otomobillerin de değeri yükseldi ama büyük bir çoğunluk, sıfır kilometre otomobil alacağıma, daha üst sınıf ve daha donanımlı ikinci el otomobile binerim fikrine kapıldı. Bana kalırsa haksız da değiller.

arabam.com ilanlarını incelediğinizde görüyorsunuz ki, 70 bin TL civarında bırakın küçük sınıf bir otomobil almayı, az kilometreli ve 2014 model Volvo S60 1.6 D2 Powershift sahibi olmak bile mümkün. Kulağa çok cazip geliyor değil mi? Tabii Volvo burada bir örnek, aynı paralara başka marka ve model otomobil bulmak da mümkün. Kısaca, cebimizden benzer paralar çıkararak küçük sınıf bir otomobil almak varken, iki üst sınıfa ait premium bir modele binmek daha cazip geliyor insanlara. Güvenlikten yol tutuşa, konfordan performansa kadar tartışılmaz bir üstünlük söz konusu. Kabin ve bagaj genişliğini saymıyorum bile. Peki, durum böyleyse neden ikinci el satışları patlamıyor ve insanlar hâlâ sıfır kilometre araçları tercih ediyor?

Aslında bunun tek bir nedeni var o da güven. Büyük bir çoğunluğumuz otomobilden detaylı olarak anlamıyoruz ve anlamak zorunda da değiliz. Bu nedenle otomobil gibi pahalı ve güvenliğe birinci derecede etki eden bir ürünü satın alırken korkuyoruz. Bu çok doğal. Kim 70 bin TL para verip, bir ay sonra yolda kalmak ister? Yolda kalmayı bırakın, başka riskler de söz konusu. Geçmişinde kaza yapmış, kötü toplanmış bir otomobil almış da olabiliriz ve bu güvenlik riski de doğurur. Dedik ya otomobilden detaylı olarak anlamak zorunda değiliz. Peki, ikinci el otomobil alırken nelere dikkat etmeliyiz?

İkinci El Araba Alırken Esas Dikkat Edilmesi Gerekenler

1Motor ve Şasi Numaraları

Belki ufak birkaç ipucuyla konuya daha hakim olabiliriz. Öncelikle satın almaya karar verdiğiniz otomobili gündüz gözüyle incelemenizi tavsiye ederiz. Havanın yağmurlu ve karlı olması da acele etmenize neden olabilir. İlk iş olarak ruhsattaki motor ve şasi numaralarına bakmak gerekli. Bu numaralar tutmuyorsa başınız hukuki olarak ciddi derde girebilir.

2Detaylı Ekspertiz

Yanınızda güvenilir bir usta olması tercih edilir ya da en doğrusu artık ekspertiz raporu veren yerler bulunuyor, mümkünse otomobili bu tip merkezlerden birine götürerek detaylı olarak incelenmesini sağlayabilirsiniz.

3Aracı incelemeye “siz” gidin

Eğer bu tip imkânlar yoksa kendiniz de otomobilin satın almaya değer olup olmadığını anlayabilirsiniz. Bence alacağınız otomobilin yanına siz gidin. Yürüyerek sizin yanınıza gelmiş bir otomobilde ilk çalıştırma kusurları olabilir. Motor sıcakken rahat çalışan bir otomobil daha sonra sıkıntı çıkarabilir. Tabii incelemeye motor henüz çalışmıyorken başlamak daha doğru.

4Gövde kontrolü

Bir otomobilde ilk bakılacak yerlerden biri gövdedir. Çürük, pas ve derin çizikler olup olmadığını inceleyin. Otomobilin hatları size fikir verebilir. Eğer her iki yanda da aynı olması gereken çizgilerde sapma varsa, kapılar, tamponlar yerine tam oturmamışsa kaza sonrası toplanmış bir otomobil olabilir.

5Kaput ve Bagaj

Kaput ve bagajı açıp daha detaylı incelemeler de yapabilirsiniz. Bagaj havuzunun halısını kaldırın ve çıplak sacda deformasyon olup olmadığına bakın.

Aynı şekilde ön tampon ile motor boşluğu arasına da bakmakta fayda vardır.

6Boya ve Değişen Parça

İkinci el otomobil alacakların aklında iki soru vardır: Boya ve değişen parça. Tabii ki tamamı boyalı bir otomobil ya da değişen parçalar kaza geçmişi hakkında fikir verir. Ama günümüz teknolojisi sayesinde iyi ustalar bile bazen değişen parçayı ya da boyayı anlayamayabiliyor. Kısaca önemli olan boya ya da değişen değil bu işlemin nasıl yapıldığıdır.

Çok hassas ölçü ayarları yardımıyla ve düzgün bir işçilikle, ısıl işlem uygulanmadan dahi kazalı şasi fabrika ayarlarına geri dönebilir.

Diğer bir takıntı da tavan boyasıdır ve hemen aracın takla attığını düşünürüz. Oysa güneş yanıklarından da boyanmış olabilir. Boya seviyesini tespit eden cihazlar satılıyor. Bunlardan kendiniz de alabilirsiniz.

Bana kalırsa boyadan değil boya seviyesinden korkmak lazım. Çok macunlu bir bölge ciddi kaza yapılmış olduğunun işareti olabilir. Yukarıda bahsettiğimiz üzere ısıl işlem görerek düzeltilen bir şasi elbette ki kaza anında eski direncini göstermeyecektir, bu da ciddi güvenlik riski anlamına gelir. Kısaca, belki 20 yıl evvel kazalı bir araç satın almak çok riskliydi ama artık gelişen teknoloji sayesinde otomobiller, özellikle yetkili servislerde çok düzgün şekilde toplanabiliyor. Yani kazalı araç almaktan değil, kötü toplanmış bir araçtan çekinmek daha doğru.

Bence boyanın ve değişim işçiliğinin kalitesini kontrol etmek en önemli husus. Değişeni ve boyası yok diye mekanik kusurlu bir otomobil almak size daha pahalıya mal olabilir.

Büyük şehirlerde bir otomobilin ufak kazalara karışmaması olanaksız gibidir. Tamponlar, çamurluklar boyanmış olabilir. Piyasadaki yaygın kanının aksine çok önemsenmesi gerektiğini düşünmüyorum. Tabii ki renk tonu farklı, kötü bir işçilikle boyanmış olması, hem görsellik hem de uzun vadede paslanma riskine karşı önemlidir. Yine tekrar etmekte fayda var günümüz teknolojisinde bile boya ve değişen parça tespiti uzmanlık işidir.

7Şasi Hasarları

Boya ve değişenden ziyade şasi hasarı daha önemlidir. Gözünüzün önüne getirin bazı otomobiller yolda düz gitmiyor gibi görünür. İşte bu otomobillerin şasisinde mutlaka kayma vardır ve büyük güvenlik zaafiyeti içerirler.

8Hava Yastıkları

Tabii bir diğer konu da hava yastıklarının açılıp açılmamasıdır. Eğer yetkili serviste orijinal bir şekilde yenilendiyse hava yastıkları tekrar işlev görecektir. Ama piyasada aksi durumlara da rastlıyoruz. Eğer gösterge tablosunda hava yastığı ışığı yanıyorsa bir risk doğurabilir. Tabii bu ışığın yanmaması için ampulünün sökülmesi ya da elektronik müdahalede bulunulması da söz konusu. Bu nedenle alacağınız otomobil modern bir modelse, bilgisayarla arıza tespiti yapılması en doğru seçenektir. Böylece aracın elektrik-elektronik kusurlarını görebilirsiniz.

9Sensörler ve Süspansiyon

Doğru çalışmayan bir sensör bile size fazla yakıt tüketimi ya da düşük performans olarak geri dönebilir. Gövde ve şasi konusunda bir sıkıntı olduğunu düşünmüyorsanız, mekanik kontrollere geçebilirsiniz. Öncelikle aracı dört köşesinden bastırın ve süspansiyonun çalışmasını sağlayın. Eğer fazladan bir salınım yoksa süspansiyon sistemi sağlıklıdır.

Yine otomobilin bir köşesi ya da sağ-sol tarafı zemine daha fazla yakınsa süspansiyonda sıkıntı olabilir. Günümüzde modern otomobillerin birçoğu en az 16 jantla satılıyor. Bu da lastiklerin pahalı olduğu anlamına geliyor. Bu nedenle lastikleri kontrol edin, diş derinliğine bakın ve dört lastiğin de aynı marka-model olduğuna emin olun.

10Direksiyon Sistemi

Direksiyon sisteminde de boşluk olmamalıdır. Durduğunuz yerde direksiyonu çevirin ve ön tekerleklere bakmaya gayret edin. Direksiyonu çevirdiğinizde anında tepki almalısınız. Tabii direksiyon sistemini hareket halinde de kontrol etmelisiniz. Aracın pedalları, vites topuzu ve direksiyon simidi bile yaptığı kilometreyi ele verir. 20 bin km’deki bir otomobilin direksiyonu parlamaz. Eğer fren pedal lastiği aşınmışsa belli ki bu otomobil sıklıkla şehir içinde kullanılmıştır.

11Kabin Aşınmaları

Kabinde de gözle kontrol yapın. Döşemeler, kapı içleri, ön konsol gibi bölgelerde aşınma, çatlak gibi kusurlar olmadığına emin olun. Tabii burada otomobilin yaşı da çok önemlidir. 20 yaşında bir otomobil alırken kapı döşemesinin kusurundan çok gövde ve mekanik aksamın sağlıklı olması daha önemlidir.

12Ve kaputu açalım

Yağ seviyesinin durumunu kontrol edin ve yağ kaçaklarını tespit etmeye çalışın. Motor kayışlarına da göründüğü kadar bakmakta fayda vardır. Örneğin triger kayışı motorun krank mili ile eksantrik mili arasında de güç iletimi yapar ve motorun sentesini sağlar. Belli bir kilometrede mutlaka değiştirilmesi gerekir.

13Triger Kayışı

Triger kayışı ihmal edildiğinde motorda önemli masraflar ortaya çıkar. Soğutma suyuna da bakmak çok önemlidir. Soğutma suyuna yağ karışmadığına emin olun. Aynı şekilde motor yağında da su olmamalıdır. Böyle bir durumda üst kapak contasının işlevini iyi görmediği kanısına varabiliriz. Hatta otomobili belli bir müddet çalıştırıp, fanın zamanında açılıp açılmadığına da bakın. Motoru çalıştırdıktan sonra deneme sürüşü yapmayı ihmal etmeyin. Direksiyon sistemi, süspansiyon ve frenlerin durumunu en iyi bu şekilde anlarsınız. Elbette motorun çekişi de ancak kullanarak anlaşılabilir. İlk marşta zor çalışmayan bir motor sağlıklıdır.

14Gürültüler

Kullanım esnasında gürültülere de odaklanın. Olağan dışı sesler mutlaka kendini belli edecektir. Unutmayın motor tamiri pahalıdır. Egzoz dumanının rengi de size fikir verir. Gri veya renksiz ise problem yoktur. Siyah veya mavi duman çıkıyorsa o otomobilden uzak durun.

15Fren Pedalı

Fren pedalı da bir işarettir. Sağlıklı çalışan bir sistemde fren pedalı çok fazla aşağı inmez. 3-5 cm’den fazla hareket eden bir fren pedalı, sistemde arıza olma kuşkusunu doğurur. El frenini de kontrol edin. Birinci viteste aracı yavaşça hareket ettirmeyi deneyin. El freni sağlıklıysa, önden çekişli bir otomobilin arka süspansiyonu aşağıya doğru hareketlenir ve otomobil ilerlemez.

16Kullanım Detayları

Virajlarda da ön takımdan gelen sesleri dinlemekte fayda vardır. Gereğinden fazla tıkırtı geliyorsa akslarda problem olabilir. Araç düz yolda direksiyona dokunmadan dahi düz gidebilmelidir. Otomobil sağa ya da sola çekiyorsa rot ayarları arızalıdır. Direksiyon da gereğinden fazla sertse ya ön takımda ya da sistemde bir sıkıntı olma ihtimali yüksektir.

17Klima ve Fanlar

Klima ve fanı da test etmek gerekir. Bu sistemler fazla gürültülü çalışmamalıdır.

18Debriyaj

Son olarak, manuel şanzımanlı bir otomobilde debriyaja da bakmak lazımdır. Birinci viteste, el freni çekili olduğu halde yavaşça ayağınızı debriyajdan çektiğinizde motor hemen stop eder. Eğer etmiyorsa debriyaj kaçırıyor olabilir.

Sonuç olarak, ikinci el otomobil almak dikkat işidir. Tramer kayıtlarını kontrol etmeyi ihmal etmeyin.

Yukarıdaki kontrolleri kendiniz yapabilseniz de iyi bir ustaya göstermek her zaman avantajlıdır. Hatta biraz paraya kıyıp, bilgisayarlı tespit de yapan ekspertiz firmalarına gitmek en doğrusu. 200 TL harcamayayım diye 2.000-3.000 TL’ye motor yaptırmayı hiçbirimiz istemeyiz.

Yorum Yap

Please enter your comment!
Please enter your name here