McLaren F1 :İkonik Araca Yakından Bakış

1
718

Orjinal konsepti Gordon Murray tarafından tasarlanmıştır. Ayrıca McLaren efsanelerinden biri olan Ron Dennis de projeye katkıda bulunmuştur. Aracın iç ve dış tasarımını ise Peter Stevens yapmıştır.

McLaren Woking Fabrikası

31 Mart 1998’de aracın ayarlanmış bir sürümü olan XP5 prototipi, 386,4 km/s hız ile dünyanın en hızlı yol otomobili ünvanını almıştır. 1992 yılında 349 km/s hıza çıkan Jaguar XJ220’yi koltuğundan etmiştir.

Araba o yıllarda teknoloji ve tasarım anlamında öncüdür. Birçok modern spor arabaya göre daha iyi bir aerodinamik yapıya sahiptir. Ayrıca aracın sürücü koltuğu tam olarak ortada bulunur. Bu koltuğun yanlarına yolcu koltukları eklenmiştir. Bu sayede araç sürücüsüne üstün bir görüş sağlar.

Bir pist makinesi olarak tasarlanmamasına rağmen, aracın modifiye edilmiş yarış arabası sürümü, 1995 24 Hours of Le Mans dahil olmak üzere birkaç yarış kazanmıştır. 1992 yılında üretimi başlanan araç 1998 yılında banttan indirilmiştir ve yalnızca 106 adet üretilmiştir.

Şimdiye kadar üretilmiş en iyi otomobil

Araç çıktığı zamanlardan bu yana otomobil tutkunları arasında “şimdiye kadar üretilmiş en iyi otomobil” olarak anılıyor. Aynı zamanda dergiler, televizyon programlarında da tüm zamanların en iyisi olarak anılıyor.

Geçmiş ve şimdiki McLaren F1 sahipleri arasında Elon Musk, Rowan Atkinson, Jay Leno, George Harrison bulunmaktadır. Top Gear Magazine’in Nisan 2017 sayısında, McLaren F1 şu anda dünyada mevcut olan en hızlı doğal emişli arabalardan biri olarak listelendi ve Ferrari Enzo ve Aston Martin One-77 gibi daha modern araçlarla aynı ligde yer aldı. Bu arada aracın Enzo’dan 10 yıl önce ve One modelinden 17 yıl önce üretilmesinin de altını çizmemiz gerek.

Baş mühendis Gordon Murray’in tasarım konsepti, yüksek performanslı otomobil tasarımcıları arasında ortak bir konseptti: düşük ağırlık ve yüksek güç. Aracın hafifliği karbon fiber, titanyum, altın, magnezyum ve kevlar gibi yüksek teknoloji ürünü ve pahalı malzemeler kullanılarak sağlandı. F1, karbon fiber monokok şasi kullanan ilk üretim otomobillerinden biriydi.

Gordon Murray, gençliğinden beri üç koltuklu bir spor araba düşünüyordu. Murray, 1988’de İtalya Grand Prix’sinden evine dönerken, üç koltuklu bir spor arabanın bir taslağını çizdi ve Ron Dennis’e önerdi. Şirketin Formula 1 deneyiminden ve teknolojisinden büyük ölçüde etkilenecek ve böylece bu beceri ve bilgiyi McLaren F1 aracılığıyla yansıtacak bir konsepti yaratma fikrini ortaya attı.

Honda NSX’den esinlenildi

Murray ise aracın temelinde referans olarak Ferrari, Lamborghini gibi markalar yerine Honda NSX’i referans almıştı. Aracın NSX kadar iyi bir yol tutuşu olması ve NSX’den daha hızlı olması gerekiyordu. Honda motorlarının hayranı olarak McLaren F1’de de kullanmak isteyen Murray, Honda ekibini ikna edemeyince motoru BMW firmasından satın aldı.

Araba ilk olarak 28 Mayıs 1992’de Monako’daki The Sporting Club’da bir lansmanda tanıtıldı. Üretim versiyonu, monte edilen kanat aynası dışında orijinal prototip (XP1) ile aynı kaldı. Önde göstergeleri olmadığı için bu arabanın yolda kullanılamayacağı söylenince McLaren araçları geri çağırarak değişiklik yaptı.

Gordon Murray, güvenilirliği ve sürücü kontrolünü artırmak için bu arabanın motorunun atmosferik olması konusunda ısrar etti. Turboşarjlar ve süper şarjlar gücü artırır, ancak gaza bastığınız anda bir gecikme yaratır. Sürücünün motorun maksimum kontrolünü sağlama yeteneği de geri planda kalır.

Murray, başlangıçta 550 hp güce sahip, 600 mm (23.6 inç) blok uzunluğu ve toplam ağırlığı 250 kg olan bir motor için Honda’ya başvurdu. Honda reddettikten sonra Formula 1’e girmeyi planlayan Isuzu, tasarlamış olduğu 3,5 litrelik V12 motorun F1’e takılmasını istedi. Ancak tasarımcılar daha önceden kanıtlanmış ve yarış tecrübesi bulunan bir motorla devam etmek istedi.

Gordon Murray daha sonra BMW’ye başvurdu ve motor uzmanı Paul Rosche tarafından yönetilen motor sporları bölümü BMW M, Murray’e 6,064 cc hacimli 60º V12 motor tasarladı ve üretti. BMW S70 / 2 618 hp ve 266 kg (586 lb) değerlerinde olan motor, Gordon Murray’in orijinal özelliklerinden %14 daha güçlü ve 16 kg daha ağır ve aynı blok uzunluğuyla sonuçlandı.

Motor, kuru karter yağlama sistemi kullanır. Bu sebeple karbonfiber şasi ile motor arasında bir ısı yalıtımı gerekliydi. Murray, çözümü altın folyo ile kaplamakta buldu. Her arabada yaklaşık 16 gr altın kullanıldı.

Standart McLaren F1’da Wiesmann imzalı 6 ileri manuel vites kullanılmıştır. Aynı zamanda Torsen markalı %40 sınırlı kaymalı bir diferansiyel tercih edilmiştir.

McLaren F1, iç tasarımıyla da oldukça farklıydı

McLaren F1’in standart donanımı arasında spor arabalarda pek göremeyeceğimiz şeyler de vardı. Klima, elektrikli rezistans, otomatik camlar, uzaktan merkezi kilitleme, Kenwood imzalı 10 diskli sistem, takım çantası ve ilk yardım çantası. Arabada hava yastıkları kullanılmamıştı. Aynı zamanda aracı satın alan her müşteriye seri numaralı özel bir TAG Heuer 6000 saat verilmişti.

McLaren F1’in sürücü koltuğu, optimum uyum ve konfor için müşterinin istediği özelliklere göre özel olarak uyarlanmıştır. Ayrıca aracın tasarımı gereği direksiyon ayarı yapılamıyordu. Araç üretilmeden önce müşteri tercih ettiği konumu tam olarak belirliyordu ve üretim buna göre yapılıyordu. Pedallarda da benzer bir sistem kullanılmıştı. Her arabanın ses sistemi, aracı satın alan kişinin dinleme zevkine göre özel olarak tasarlandı. Kenwood ise bu araç için hazırladığı sistemleri uzun bir süre reklamlarında kullanmıştı.

İkinci El Araç İlanları

 

1 YORUM

Yorum Yap

Please enter your comment!
Please enter your name here