Fiat ve Motorsporları…

1
9890

Geçtiğimiz ay, Fiat Egea’nın yeni sportif versiyonlarını kullanmak için Kars’taydık. Dergimizin iç sayfalarında bununla ilgili haber var zaten ama beni asıl düşündüren daha doğrusu sevindiren konu başka oldu. Motorsporları, markalar için hep baş ağrısı olarak kabul edilir. Tabii ülkemizden bahsediyorum.

Markalar motorsporları takımı kurmaktan neden uzaklar?

Çoğunlukla uzak durmaya çalışırlar. İthalatçıların bu işe yanaşmamasını bir yere kadar anlayabilirim ama yerli üreticiler için böyle olmamalı. Şu anda Türkiye’de üretim yapan sadece iki markanın (Fiat ve Ford) motorsporları takımı var. İkisinin de Koç Holding’e bağlı olması bir tesadüf mü yoksa grup içinde çalışanların vizyon farkı mı yaptıkları işlere yansıyor bilemem ama bence ikincisi geçerli. Yine Türkiye’de üretim yapan Renault, Hyundai, Toyota ve Honda, bu derin uykudan uyanmamayı tercih ediyor. Kendilerince haklı nedenleri olabilir ama bence büyük yanlış yapıyorlar.

Fiat – Tofaş – Ford

Fiat ve Tofaş, ülkemizde motorsporlarının resmi olarak yapılmaya başladığı 70’li yılların başından beri bu işlerin içinde. Ford ve Otosan da öyle. Yani Murat 124’leri de toprak üstünde yanlarken gördük, Anadol’ları da… Zamanında Palio da Escort da pistlerin tozunu attı… Günümüzde Egea da yarışıyor Fiesta da…

Bence Ford’un yaptığının büyük bir önemi daha var o da şu anda yerli üretim bir otomobillerinin olmayışı. Buna rağmen Ford, aralıksız olarak motorsporlarına en uzun süre yatırım yapan marka. Bence karşılığını da fazlasıyla alıyorlar.

Bunları neden mi düşündüm? Çünkü otomotiv endüstrisi bir kriz içinde. Bir milyon olması gereken pazarın 2019’da 300-400 bin adetlerde kalacağı öngörülüyor. Bırakın bu tip bir krizi, satışlar biraz azalsa ilk yapılan iş motorsporları faaliyetlerini askıya almak olur. Fiat’ın böyle düşünmüyor oluşu, bu denli büyük krize rağmen takımı devam ettirmesi bence kocaman bir tebriği hak ediyor. Ford cephesinden bir haber gelmedi ama onların da devam edeceğine eminim.

Yerli üretici için motorsporları önemli!

Bu kadar önemli mi diye soranlarınız olabilir. Evet, yerli üreticiler için bu kadar önemli! Kars’ta Fiat Egea ralli otomobiline binme fırsatı buldum. 170 HP’lik 1.4 lt turbo motorlu bu otomobil, standarda yakın bir konfigürasyona sahip. Yani güvenlik önlemleri dışında, caddelerde gördüğünüz Egea’lardan ciddi bir farklılığı yok. Frenleri standart mesela. Süspansiyon geometrisi de aynı sadece zorlu koşullara dayanması için kullanılan malzemeler farklı. Malzeme farklı derken amortisör ve yaylardan bahsediyorum. Salıncaklardan falan değil.

Fiat’ın resmi pilotu Fatih Kara, sadece beni değil, Kars’a gelen bütün basın mensuplarını yanına oturttu ve bu zorlu süreç gün boyu devam etti. Tabii kar üstüne gerçekleşen bu testte iki-üç tur sonra derin kanallar oluştu. Oldukça kırıcı bir parkurdu diyebilirim. Hopladık-zıpladık, yanladık, sert frenler yaptık… Egea, koca gün boyunca kaba tabirle ‘tık’ bile demedi. İşte motosporları budur. Eğer o şartlarda bile bozulmayan, aksaklık yaşamayan, standarda çok yakın bir ürününüz varsa dayanıklılık probleminiz yok demektir.

Tabii bu cadde otomobillerine de yansır. Takım direktörü Koray Kafkas ile gün boyunca uzun sohbetlerimiz oldu. Onun da söylediği buydu zaten. Fabrika ile bire bir iletişimde olduklarını anlattı. Yani bir parça testlerde ya da yarışta problem çıkarıyorsa hemen bunun önlemi alınıyor ve sokakta gördüğümüz Egea’lar da bundan faydalanıyor. İşte yerli bir üretici için motorsporlarının önemi bu.

Eğer sadece imaj için motorsporları yapıyorsanız etkisi sınırlı olabilir ama işi bir AR-GE faaliyeti gibi ele alıyorsanız faydası büyük olacaktır. TOSFED Yıldızını Arıyor gibi genç pilotların yetişmesine ön ayak olan diğer organizasyonlar da işin cabası. Yani Fiat, motorsporlarını tek bir noktadan ele almıyor. Bir masanın dört ayağı gibi farklı noktalar tek bir amaca hizmet ediyor. İlk hedefleri şampiyon olmak değil. Eğer öyle olsaydı yaparlardı bir Egea R5, defalarca Türkiye Ralli Şampiyonu olurlardı ama gençlerin yetişmesinden AR-GE’ye kadar çok daha zor bir yol çizmişler kendilerine. Kısaca Fiat, büyük bir tebriği hak ediyor. Doğrusu yarış otomobili olmak da Egea’ya çok yakışıyor…

1 YORUM

  1. Egeaya sınırlı sayıda da olsa böyle bir model ekleseler çok güzel olur, iç dizayn,direksiyon,koltuklar,tamponlar,jantlar…
    Gibi sportif detaylar koyup
    1.4 turbo benzinli 170 beygirlik bir model
    Ya da 120 beygirlik multijet motoru modifiye edip, 150 beygirlik bir 1.6 multijet dizel manuel, motor ile iddali bir otomobil olur, enteresan tarafi bu otomobil kendisinden 2 kat pahali araclarla boy ölçüşür, imaj modeli olarak cikarsalar cok iyi olur, fiatin ulkemizdeki imaji malesef son kullanici icin iyi degil, bu imaji toparlamak icin boyle operasyonlar yapilmali,
    Mesela 500 ail3siyle bu trend başladi, fiat markasina mesafesi en yuksek olan hanimlar 500 ailesini sevdi ve kullaniyorlar,
    Sportif aile babalarina da bu tarzda bir imaj model cikarilabilir

Yorum Yap

Please enter your comment!
Please enter your name here